Image Image Image Image Image Image Image Image Image Image

İnciraltı Tarih Cemiyeti | 24 Ocak 2017

Scroll to top

Top

No Comments

Türk devrim ruhu ve Şeyh Bedrettin

Türk devrim ruhu ve Şeyh Bedrettin

Türk devrim ruhunun Babaîlerden gelerek modern devrim aşamasına yükselen süreçte geçtiği uğraklar içinde düşünsel eylemi ve sonuca yönelik ayaklanma girişimiyle en zengin deneyimini Şeyh Bedrettin ve müritlerinin isyanında buluruz. Bedrettin ayaklanmasının çağdaş anlamını düşünce ve edebiyat dünyamıza kazandıran Nâzım Hikmet, yapıtıyla yalnızca tarihsel mirasın değerini işaret etmekle kalmamış, özgün sanatsal atılımını da devrimci ve diyalektik bir vurguyla geleneğe yaslama ustalığı göstererek çağdaş söylem ilmeklerinin kalıcı bileşimini vermiştir. Daha sonra, 1960’larda toplumsal devrim dalgasının yükselişiyle, şiirde Hilmi Yavuz, tiyatroda Orhan Asena, romanda Erol Toy, resimde Rasin, edebiyat tarihinde Nedim Gürsel, düşünsel tarihte Vecihi Timuroğlu vb Nâzım’ın attığı temel üzerinde Bedrettin’in simgesel yüklerini yeni çağdaş boyutlara taşıma çabasını sürdürdüler. Radi Fiş’in Ben de Halimce Bedreddinem romanı, Ernest Werner’in ve Michel Balivet’in tarih çalışmaları bu çabayı yabancı gözüyle derinleştiren girişimler olarak değer kazandı.

DEVRİMCİNİN ULUSAL GURUR KAYNAĞI

Timuroğlu, Nâzım’ın yapıtını güdüleyen ulusal gurur duygusuna dikkat çekmekle birlikte, Bedrettin’in düşünsel kaynaklarına giderek, yapıtlarını ve özellikle Vâridât’ı kapsamlı biçimde yorumlar. Bedrettin’in düşüncesinde materyalist unsurların belirleyici oluşunu daha 1970’lerde vurgulayan Selâhattin Hilâv, onun bilgeliğin ötesinde çağdaş düşünür ve felsefeci kişiliğini şöyle tanımlar: İnsan ruhundaki vicdan ve tutku çatışmasından birinin tarafını seçmek yerine, Türk düşüncesinde, bu çatışmadan üçüncü bir seçenek çıkarma yaratıcılık ve yetisinin doruktaki örneğidir. Başka deyişle, Nâzım’ın toplumsal özgürlük ve hak mücadelesinin en güçlü simgesini bulduğu kişide, Hilâv, ideolojik ve felsefi yönden de ulusal gururun derin kaynağını bulur.

ÇAĞDAŞ AYDININ HABERCİSİ: BEDRETTİN

Gerek Şeyh Bedrettin’in gerek müritleri Börklüce Mustafa ve Torlak Kemal’in ayaklanmaları hoşgörülü dinsel yönelimler içermekle birlikte, toplumsal istemlerinin baskın oluşuyla çok farklı etnik kökenlerden, dinsel inançlardan emekçileri saflarına kazanmayı başarmış, doğrudan iktidar kavgasını amaç edinmiştir. Bu özelliğiyle Babaî ayaklanmalarından daha ileri bir aşamada yer almakla kalmaz, Celâlî isyanlarının esin kaynağı olur. Ne ki, çağdaş döneme kadar her türlü atılımda sözlü gelenekten daha çok beslenen Türk devrim ruhu, sonraki yüzyıllarda Şeyh Bedrettin’in önder ve aydın kişiliğine erişebilen güçlü ve örgütçü bir önderle buluşamaz.

Demirtaş Ceyhun, Bedrettin’le ilgili değerlendirmesinde, onun üçüncü seçeneğe yöneliminde çağdaş felsefe ve bilimsel düşüncenin olasılık ilkesine yatkınlık eğilimi bulur; onda modern aydının düşünsel örgüsünü yakalar.

DEVRİM RUHUNUN SİMGESİ

Bedrettin; hakikati, onun diyalektik sarmalı içinde kuşku boyutuyla birlikte düşünen bir aydındır. Ancak bunu pek çok filozof gibi salt düşünsel düzlemde tartışmakla yetinmez. Bu nedenle, ne saplantılıdır, ne de kuşkuların büyüsüne kapılarak sonu belirsiz bir hakikatten kopuşa yenik düşer, ne de imana geri döner; bu özellikleriyle, Gazâlî düşüncesinin en amansız karşıtıdır. Çünkü yanılsamasını ya da doğrulamasını eylemde sınayan, düşünceyi maddi bir güç olarak örgütlü eyleme dönüştüren modern aydının Batı’da ancak Fransız Devrimi’yle tanık olunan özgün ilk örneğidir.

Şeyh Bedrettin, ölümünün 600. yılında, Türk düşüncesinin ve devrim ruhunun aşılmaz simgesidir.

Kaynak: Aydınlık gazetesi

inciraltitarih.com, 27.12.2016

Submit a Comment